3-2 ile Phoenix (Anka Kuşu) mitolojideki efsanesine uygun olarak küllerinden doğdu ve de şampiyonluk sevincini bir yıl aradan sonra tekrar yaşadı ama finallerin sonunda sezonun MVPsi Diana Taurasi'nin finallerin de MVPsi seçilmesi biraz olsun tartışılabilir çünkü seri boyunca ayakta olan ve ortalamaları Taurasi'den daha iyi olan bir Pondexter bu ödüle daha yakın gibiydi.
10 Ekim 2009 Cumartesi
Küllerinden Doğanlar
3-2 ile Phoenix (Anka Kuşu) mitolojideki efsanesine uygun olarak küllerinden doğdu ve de şampiyonluk sevincini bir yıl aradan sonra tekrar yaşadı ama finallerin sonunda sezonun MVPsi Diana Taurasi'nin finallerin de MVPsi seçilmesi biraz olsun tartışılabilir çünkü seri boyunca ayakta olan ve ortalamaları Taurasi'den daha iyi olan bir Pondexter bu ödüle daha yakın gibiydi.
6 Ekim 2009 Salı
Dünya Rekorunun Ayak Sesleri
Daha genç yaşlarda üstüste gelen gençler şampiyonlukları ile geleceğin yıldızları arasında gösteriliyordu 2000lerin başlarında Vlasic. 2006 sezonunda geçirdiği rahatsızlık ile yaklaşık bir sene kaçırdı ama geri döndüğünden beri o kadar hızlı bir yükseliş gösterdi ki şuan dalının kraliçesi konumunda. Bu 3 senelik yükseliş döneminde iki sene üstüste Golden League'lerde jackpotu bir yarışla kaçırması veya Pekin'deki olimpiyatlarda 34 maçlık yenilmezlik serisini bitirip gümüş madalyayla yetinmesi gibi inişleri oldu ama şuan geride bıraktığımız sezon itibariyle dünya şampiyonluğunu ve gelmiş geçmiş en iyi ikinci derecenin sahibi olma unvanını elinde bulunduruyor.
4 Ekim 2009 Pazar
Duble Direkten Döndü

3 Ekim 2009 Cumartesi
Karnaval 2016
Olimpiyat komitesi kararını verdi ve 2016 Yaz Olimpiyatları'nda Rio de Janeiro'da olacağız dedi. Rio'nun rakipleri arasında Chicago, Tokyo ve Madrid vardı. Ve gitgide daha da fazlalaşan bir kulis savaşına dönen seçimlerde gülen taraf Brezilyalılar oldu.The Battle of the Ages 2

2 Ekim 2009 Cuma
Beş oldu Hoş oldu
1 Ekim 2009 Perşembe
2011'e 2 kala
Kaçan balık büyük olacakmış gibi bir izlenime kapılıyorum nedense Ocak 2011'e adım adım yaklaştıkça. Daha geçen haftalarda basında çıkan haberlerin birinde buz pateni sürat takımımızın seçmelerinin henüz yeni yapıldığını okumuştum. Onu bırakın bir biathlon atletimiz veya bir bobsleigh takımımız var mı orası bile meçhul.Bu üniversite olimpiyatlarını, kış sporlarında ülkemizin üzerindeki ölü toprağını atabilmesi için bir hedef olarak görmek bir yana paten sürat takımımız daha yeni oluşturuluyor. Belki son 1 yıl kala bunun gibi birkaç seçme daha göreceğiz ve en azından temsil edileceğiz diğer kış sporlarında da fakat herhangi bir madalya hedefimiz olacak mı hiç sanmıyorum. Oysa Çin'in yaptığının bir benzeri yapılamaz mıydı düşünmek gerekiyor. Bu üniversite olimpiyatlarını Erzurum'un düzenleyeceği belli olduğu andan itibaren gençlere bir yatırım yapılsaydı da en azından birkaç tane madalyaya oynayacak sporcumuz olsaydı.
Hiç şüphesiz organizasyon bakımından yetkililerimiz en iyisini düşünüyorlardır ve hatta gerçekleştireceklerdir ama sportif başarı sağlayamadığınız sürece başarılı bir ev sahipliği yaptığınız hiçbir zaman söylenmez.
28 Eylül 2009 Pazartesi
Beyzbolda Amerika Hegemonyası

Grupların Ardından
Fransa'ya karşı alınan o kadar da zorlanılmadan kazanılmış 3-0lık galibiyet zaten ikinci tura geçmek için yeterli gibiydi çünkü Fransa bu gruptan puan çıkaramazdı ki öyle de oldu. İtalya maçı ise sadece direncimizi ölçme fırsatıydı bizim için. İtalya gibi bir deve sadece bir set dayanabileceğimizi gördük, ikinci setin ortasından itibaren kafalarda sadece Almanya maçı kalmıştı. Gelelim Almanya maçına... Yer yer etkili oyun ve temel sorunumuz konsantrasyon eksikliğinin baş gösterişi. Asıl acı olan Almanya maçını kaybetmekten çok kaybediş biçimimiz sanırım. Turnuvadaki en kilit maçımızı moralsizlikle ve basit hatalarla vermiş olmak biraz acı veriyor.27 Eylül 2009 Pazar
Turco-Greko-Romen
Grekoromene geldiğimizde ise gururlancak birçok neden türedi birden. İlk önce ustalık evresinin en tepesindeki bir Nazmi Avluca altını getirdi ki ileride Hall of Fame güreşçisi olacaktır kendisi de kişisel kanaatimce. Sadece 3.turda zorlanan Selçuk Çebi'nin ardarda 2-0'lık setlerle aldığı altını ve son olarak da Rıza Kayaalp'in bronzu ile turnuvayı 2 altın 1 bronzla tamamladık ki Erhan Karakuş'un da son maçta bronzu kaçırdığını hatırlatmak gerek. Yine de bu tablo bizi grekoromende Dünya Şampiyonu yapıyordu.
Tablo biranda karadan pembeye döndü belki ama yine de konu ata sporu olunca gerek grekoromende gerekse serbestte insan daha ezici üstünlükte geçmiş olan şampiyonaları özlüyor. Serbestte yeni kuşak atletler yetiştirerek ve grekoromende istikrarı yakalayarak belki özlemleri sona erdiririz.
25 Eylül 2009 Cuma
Büyük Rövanş

24 Eylül 2009 Perşembe
Polonya Revisited

22 Eylül 2009 Salı
2. Belçika Hükümdarlığı mı?

Serena-Venus kardeşlerin süregelen Grand Slam dominasyonu, Safina'nın taçsız kraliçe sendromu ve Rus-Slav ekollerinin formsuzluğu ile kitlenmiş bayan tenisinin eski hareketliliğini kazanması eski yıldızlarının geri dönüşüyle olacak gibi. Söylendiği gibi 2010 sezonuna yetişirse, Clijsters gibi Henin'in de dönüşü muhteşem olabilir hem de bayan tenisi böyle zor bir çıkmaza girmişken.
Bu haber WTA Tour için hem bir ümit ışığı hem de yeni jenerasyondan hala ümitle beklediğimiz yıldızların çıkması için süre kazanımı olacak.
21 Eylül 2009 Pazartesi
Yanlış Zamanların İlahı

Hayyy Dobre!!!
