27 Eylül 2009 Pazar

Turco-Greko-Romen

Serbestteki keskin düşüşümüz sürerken günü grekoromenle kurtarıyoruz artık şampiyonalarda. Günü kurtarmak bir kenara bireysel yetenekleriyle güreşçilerimiz grekoromende dünya şampiyonu olabiliyorlar.

Danimarka'nın Herning kentindeki Dünya Güreş Şampiyonası'na kötü başlamıştık aslında. Serbestte ardarda elendi güreşçilerimiz. Eski parlak günler geride kalmıştı belki ama hala akıllarımızdaydı o kareler. FILA da öyle düşünmüş olacak ki iki efsanevi güreşçimiz Hamza Yerlikaya ve Mustafa Dağıstanlı'yı "Hall of Fame"ine sokmayı layık gördü. Bu hiç şüphesiz bizim için kötü geçen turnuvanın içinde gururlanmak için bir vesile yaratmıştı.

Grekoromene geldiğimizde ise gururlancak birçok neden türedi birden. İlk önce ustalık evresinin en tepesindeki bir Nazmi Avluca altını getirdi ki ileride Hall of Fame güreşçisi olacaktır kendisi de kişisel kanaatimce. Sadece 3.turda zorlanan Selçuk Çebi'nin ardarda 2-0'lık setlerle aldığı altını ve son olarak da Rıza Kayaalp'in bronzu ile turnuvayı 2 altın 1 bronzla tamamladık ki Erhan Karakuş'un da son maçta bronzu kaçırdığını hatırlatmak gerek. Yine de bu tablo bizi grekoromende Dünya Şampiyonu yapıyordu.

Tablo biranda karadan pembeye döndü belki ama yine de konu ata sporu olunca gerek grekoromende gerekse serbestte insan daha ezici üstünlükte geçmiş olan şampiyonaları özlüyor. Serbestte yeni kuşak atletler yetiştirerek ve grekoromende istikrarı yakalayarak belki özlemleri sona erdiririz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder